Yukarı
448724

Christian Petzold’un yönettiği psikolojik dram ‘Aynalar No.3’ gösterime girdi

06 Haziran 2026 08:56

Christian Petzold’un yeni filmi “Aynalar No.3”, görünmeyen ölüm, yas ve kimlik arayışı temalarını rüyayla gerçeklik arasında gidip gelen minimalist bir anlatımla ele alıyor. Film, parçalanmış aileler ve iyileşme süreci üzerinden varoluşsal bir yolculuk sunuyor.

Christian Petzold filmlerinde (Barbara, Undine, Kızıl Gökyüzü) geçmişin ağırlığını, ölümün rahatsız edici varlığını, parçalanmış aileleri, kader, yas, yeninden doğuş temalarını minimalist, dingin bir anlatımla betimler. 19’uncu uzun metrajı Aynalar No.3’te (Miroirs No.3) görünmeyen ama hissedilen ölümü, hayaletleri, kederin, umutsuzluğun öyküsünü rüyalar ve gerçeküstü arasında gidip gelerek, günlük hayata bağlı olarak yansıtır. Filmin başlığı Aynalar No.3 ,besteci Maurice Ravel’in Okyanusta Bir Tekne olarak bilinen izlenimci piyano eseridir. Dalgaları ve onların parlayan yansımalarını çağrıştırır.

Film bir su kitlesinin görünümüyle başlar. Berlin Üniversitesi’nde müzik okuyan Laura aynanın öbür tarafına geçmiş gibi görünür, mutsuzdur, köprüden suya bakar, nehre yaklaşır, ruhu çoktan öteki tarafa geçmiş gibi görünen kürek sörfü yapan siyahlar içindeki adam Laura’nın yanından süzülerek geçer.

Fonda duyulan şarkıda “Benimle diğer tarafa gel/ sıkıca tutun, geçeceğiz/ nefesini tutabiliyorsan/ durma gözlerini kapat” sözleri yer alır. Son anda nehre atlamaktan vazgeçen Laura eve döner, eski sevgilisi yeni arkadaşı Jacob’la Berlin’den kırsala doğru yola çıkar. Jacob’un patronu ve sevgilisiyle iletişim kuramayan Laura eve geri dönmek ister. Dönüş yolunda Jacob kaza yapar, yaşamını yitirir.

Image

VAROLUŞ YOLCULUĞU

Laura mucizevi bir şekilde kurtulur, ayılınca karşısında Betty’yi görür. Fiziksel olarak yaralanmamıştır ama derinden sarsılmıştır. Yaşamına son vermek isteyen, depresyonla boğuşan genç kadın hayata olan coşkusunu bulmak için bir süre kırsalda kalmaya karar verir.

 

Laura kendiyle, Betty de acı dolu geçmişiyle yüzleşmek zorundadır. Bir ailenin yeniden toparlanmasını, uzun zamandır hayatını, bedenini terk etmiş, amaçsızca sürüklenen genç bir kadının kimliğini bulmasını izleriz. İyileşme süreci en derin korkularla yüzleşmekten geçer.

Laura ile Betty’nin karşılaşması onların kurtuluşu olur. Acıların arasında bir umut ışığı belirir, ailenin rehabilitasyonunda Laura belirleyici olur. Laura’nın varlığıyla Betty, kocası Richard, oğlu Max arasında huzurlu bir ilişki oluşur. Paylaşılan yaralar sayesinden yeniden doğuşa ulaşmak hem kişisel hem de kolektif bir arınmadır. Petzold minimalist anlatımıyla insan ruhunun kalbine doğru bir yolculuğa çıkar, izleyiciyi varoluşsal bir deneyime davet eder. Sinemasal büyüsüyle insanlığı düşünmeye, hissetmeye, sorgulamaya çağırır. Fazla pozlanmış aydınlatma, oyuncuların minimal performansları, kamera açıları, estetik seçimler büyülü, gerçeküstü bir atmosfer yaratır.

Yönetmen çekimden önce oyuncularına Rebecca (Alfred Hitchcock/1940,) Oğul Odası (Nanni Moretti/2001), filmlerini izletti, Maurice Ravel’in Aynalar No.3 (1904- 1905), Franz Schubert’in Ölüm ve Genç Kız (1824) parçalarını dinletti. Christian Petzold’un yazıp yönettiği, Paula Beer, Barbara Auer Matthias Brandt, Enno Trebs’in oynadığı Aynalar No.3, bellek, üzüntü, yas, içsel yolculuk, arınma, varoluş, kurtuluş, insan ilişkileri, geçmiş, umut, yüzleşme, yalnızlık üstüne etkileyici, sağlam bir psikolojik dram.

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Sezon Fazıl Say Konseriyle Açılacak

Üsküdar Belediyesi’nin kültür ve sanatı herkes için erişilebilir kılma anlayışıyla hayata geçirdiği ve kısa sürede kentin önemli kültür-sanat etkinliklerinden biri haline gelen Klasik Paz...

Scorpions İstanbul’u salladı

Dünyaca ünlü Alman rock grubu Scorpions, 60. kuruluş yılı turnesi kapsamında İstanbul'da hayranlarıyla buluştu. Beşiktaş Tüpraş Stadyumu'nda on binlerce müziksevere unutulmaz bir gece yaş...


Tonguç Eğitim Uygulamaları Ödülü, Cin Ali Vakfı’na verildi

İsmail Hakkı Tonguç Eğitim Uygulamaları Ödülü, eğitim alanında yürüttükleri başarılı çalışmalar nedeniyle Cin Ali Vakfı’na önceki gün İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfı’nda (İHTBV) düzen...

‘Organik Hafıza Taşıyıcıları’ Piran’da izleyiciyle buluştu

İzmirli sanatçı Dr. Özlem Kalmaz’ın “Organik Hafıza Taşıyıcıları” adlı yerleştirme çalışması, 22 Haziran 2026 tarihinde Slovenya’nın Piran kentinde bulunan tarihî Baptisterij sv. Janeza K...


Robin Hood’un karanlık yüzü...

Robin Hood efsanesi sinemada bu kez daha karanlık ve sert bir yorumla yeniden ele alınıyor. Michael Sarnoski’nin yaklaşımı, kahramanlık mitini şiddet, vicdan azabı ve hayatta kalma mücade...

Tarihi mekânlarda Ânın İçinde Müzik’in güzelliği yaşandı

54. İstanbul Müzik Festivali bu yıl da tarihi atmosferiyle Kapalıçarşı festival temasından ilhamla oluşturulan “Ânın Güzellikleri” ve Süreyya Operası’nda lied akşamı “Festival Buluşması” ...


Madonna’nın biyografi filmi bütçe engeline takıldı

Dünyaca ünlü pop ikonu Madonna, yıllardır üzerinde çalıştığı ve kendisini Julia Garner'ın canlandıracağı biyografi filminin Universal stüdyosuyla yaşanan bütçe krizleri nedeniyle durdurul...

Nilay Tahiroğlu, Bolşoy Tiyatrosu’nda Türkiye’yi temsil edecek

Rusya’nın başkenti Moskova’daki uluslararası bale yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek genç balerin Nilay Tahiroğlu, Cumhuriyet’e konuşarak, “O büyülü sahneye çıkacak olmanın mutluluğu b...


Didyma V. Uluslararası Akdeniz Edebiyat Günleri başladı

Didim Belediyesi ve Livaneli Vakfı işbirliğiyle düzenlenen Didyma V. Uluslararası Akdeniz Edebiyat Günleri, Apollon Tapınağı’nda başladı. “Düşünce, yaratı, demokrasi” temasıyla gerçekleşt...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Hayatını kaybeden Fatih Ürek'in mirası için karar verildi

30 Ocak'ta hayatını kaybeden Fatih Ürek'in ablası Selvi Ürek, miras ve mal varlığıyla ilgili ortaya atılan iddialara açıklık getirdi. Ürek, sanatçının kıyafetleri, ayakkabıları ve kürkler...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Babalık bir erkeğin beynini ve hormonlarını nasıl değiştiriyor?

Annelik sürecinde kadınların yaşadığı biyolojik ve hormonal değişimler tıp dünyasında uzun yıllardır bilinirken, güncel araştırmalar erkeklerin de babalığa biyolojik olarak hazırlandığını ortaya koydu. Bilim insanlarına göre, çocukla kurulan aktif temas babaların beynini kelimenin tam anlamıyla yeniden yapılandırıyor ve "annelere özgü" olduğu sanılan hormonları harekete geçiriyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR