Yukarı
451336

Altan Öymen, ölümünün birinci yılında anıldı... Özgür Özel: 'Bugünleri görse üzülürdü'

20 Temmuz 2026 12:49

Eski CHP Genel Başkanı, gazeteci- yazar, ANKA Haber Ajansı’nın Onursal Kurucusu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) önceki Onur Kurulu Başkanı Altan Öymen, vefatının yıl dönümünde Zincirkuyu Mezarlığı’ndan düzenlenen törenle anıldı.

Törene, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, seçilmiş mahkeme kararıyla görevden alınan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve çok sayıda CHP’li katıldı.

ASLI ÖYMEN: "BUGÜNLERİ GÖRSE ÇOK ÜZÜLÜRDÜ"

Öymen’in mezarı başında dua okunmasının ardından konuşan kızı Aslı Öymen, şunları söyledi:

"Babam Altan Öymen’i bir yıl önce kaybettik. Acısı hala çok taze. Bıraktığı boşluk da çok büyük. Bu boşluğu ben her gün hissediyorum. Babam bana çok şey öğretti. Dans etmeyi de o öğretti, aruz veznini de o öğretti, Almanca çekimleri de o öğretti, dünya bakışını, Cumhuriyet ve demokrasi sevgisini de insan sevgisini, saygısını ve dürüst, adil olmayı da o öğretti. Boşluğunu çok hissediyorum. Sınıfta kaldığımda ilk ona gittim, ilk yazılarımı ona gösterdim, memleket meselelerinde ardığım ilk kişi hep o oldu. Onsuz geçen bu koca yılda, maalesef memleket meselesi hiç eksik olmadı. Onu her gün, hatta günde birkaç kere arama ihtiyacı hissediyorum artık. Hissettim bu koca yıl ve hâlâ hissediyorum. Ya o beni arardı, ‘Duydun mu’ derdi bir şey olduğunda ya da ben onu arardım, 'Baba ne oluyor' derdim. Günlük böyle konuşmalarımız olurdu. Şimdi bilmiyorum, bütün bu olan bitenlere ne derdi. Sanıyorum, olan bitenlere çok üzülürdü. Bilgisiyle, tecrübesiyle, memleket aşkıyla, demokrasi ve adalete inancıyla bugünleri görmedi. İyi ki görmedi diyeceğim. Yoksa çok çok üzülürdü."

SİBEL GÜNEŞ: "GENÇ GAZETECİLERE KAPISINI HER ZAMAN AÇIK TUTTU"

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş de şunları kaydetti:

"Bugün yalnızca değerli bir gazeteciyi değil; mesleğine ömrüne adamış, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve basın özgürlüğüne inancından hiçbir zaman ödün vermemiş örnek bir aydını anmak üzere bir aradayız. TGC adına Altan Öymen‘e sevgi ve minnetle anıyoruz. Gazetecilik gerçeğin peşinde sabırla yürümeyi gerektiren zor bir meslektir. Altan Öymen bu yolculuğu yaşamı boyunca büyük bir titizlikle sürdürdü. Haberin doğruluğunu her zaman öncelik saydı. Kalemini kişisel çıkarlar değil, kamu yararı için kullandı. Gazeteciliğin güvenirliğinin ancak etik değerlere bağlı kalarak korunabileceğini yaşayarak gösterdi. Onun meslek yaşamı, Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık eden bir hafızadır. Siyasi yaşamın içinde de yer aldı. Ancak hangi görevde bulunursa bulunsun düşünce ve ifade özgürlüğünün, çoğulcu demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün savunucusu olmaya devam etti. Farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği bir toplumun güçlü demokrasinin vazgeçilmez bir koşulu olduğuna yürekten inanıyordu. Altan Öymen yalnızca haber yazan bir gazeteci değildi, aynı zamanda araştıran, sorgulayan, belgeye dayanan, tarih bilinciyle yazan ve gelecek kuşaklara önemli eserler bırakan bir yazardı. Kitapları ve yazıları yalnızca yaşanan olayları anlatmadı, o olayların nedenlerini ve sonuçlarını anlamamızı da sağladı. Meslektaşları onun nezaketiyle, birikimiyle, alçakgönüllülüğüyle hatırlayacak. Genç gazetecilere kapısına her zaman açık tuttu. Bilgisini paylaşmaktan hiç çekinmedi. Gazeteciliğin yalnızca teknik bir uğraş değil, aynı zamanda güçlü bir etik sorumluluk olduğunu herkese gösterdi.

"ZOR ZAMANLARIN AŞILACAĞINI İFADE EDEN SÖZLERİNİ HEP HATIRLAYACAĞIM"

Bugün Türkiye’de gazetecilik tarihinin en zor zamanlarından birini yaşıyor. Ekonomik güçlüklerden hukuki güçlüklere, her gün gözaltı ve tutukluluklarla yürüyen zor bir yoldayız gazeteciler olarak. Böylesi dönemlerde Altan Öymen bıraktığı mesleki mirasla daha da büyük önem kazanıyor. Onun ardından duyduğumuz üzüntü çok büyük. Ancak biliyoruz ki insanlar yalnızca yaşadıkları yıllarla değil, geride bıraktıkları değerlerle yaşamaya devam ederler. Altan Öymen’in yazıları, düşünceleri, kitapları ve meslek anlayışı gazeteciliğini hafızasında yaşamayı sürdürecek. Kendisine Allah’tan rahmet diliyor; ailesine, sevenlerine, üyelerimize, tüm basın camiasına tekrar baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Çok yakın çalışma şansı olan meslektaşlarımızdan birisiyim. Altan ağabeyin hiç umuttan vazgeçmemesini hayranlıkla izledim. İnsanları birleştirici özelliğini hep hayranlıkla izledim. Bu ülkenin demokrasi tutkusunun büyük olduğunu ve bu zor zamanların aşlıacağını ifade eden sözlerini hep hatırlayacağım."

NURİ ASLAN: "GENEL BAŞKANIMIZDI, GAZETECİYDİ, AĞABEYDİ, YOL ARKADAŞIYDI"

İBB Başkan Vekili Aslan ise şu ifadeleri kullandı:

"Asırlık bir çınarı kaybettik. Gölgesinde duruyorduk ve soruyorduk, akıl alıyorduk, fikir alıyorduk. Böyle kıymetli insanların sadece gazeteci olarak değil, yurttaş olarak da ülkeye büyük katkıları vardı. Genel Başkanımızdı, gazeteciydi, ağabeydi, yol arkadaşıydı. Onun bizim zor zamanlarımızda otobüsün üstüne çıkmasını hatırlıyorum. Genel Başkanım’ın ‘Sayın Genel Başkanım isterseniz siz oturun veya aşağıda durun’ dediğinde, ‘Daha benim yapacak çok işim var. Yolumuz çok uzun. Çok iş yapacağız’ dediği cümleleri hatırlıyorum. Onu özlüyoruz. İyi ki de onu tanımışız ve yolumuz kesişmiş. Çünkü onun gölgesinden biz de faydalandık. Allah mekanını cennet etsin."

ÖZGÜR ÖZEL: "BAZI SORULARIN CEVABI YOK ARTIK"

CHP Grup Başkanı Özel ise şunları söyledi:

"Üç büyük ailenin kesişim noktasıdır Altan Öymen. Kendi ailesinin, CHP ailesinin ve basın camiasının, Milliyet gazetesi özelinde de Milliyet ailesinin kesişim noktasıdır. Onu çok kişiden dinledik, çok kişiden okuduk. Ondan Türkiye’nin siyasi tarihini hem okuduk hem dinledik hem de onun anlatımlarıyla adeta yaşadık. Genel Başkanımızı kaybettiğim gün ne büyük bir birikimden, ne büyük bir akıl hocasından, ne büyük bir zor gün dostundan ve adeta Türkiye tarihi, siyasi tarih, parti tarihi açısından nasıl bir birikimden mahrum kaldığımızı ve nasıl yeri dolmayacak, doldurulmayacak birinden mahrum kaldığımızı Aslı Hanım ile paylaşmıştım. Buracıkta onu konuştuk. Yani her şey bir yana; her ölüm erken ölüm. Uzunca bir yaşam. İçine çok şey sığdırılmış bir yaşam... Ama Altan Öymen olmayınca telefonun ucunda bazı şeyler artık kime sorulacak, bazı detaylar kimden öğrenilecek, o ismi kim hatırlayacak, o işin esas doğrusunu kime güvenerek, kimden dinleyebiliriz? Gerçekten bu soruların cevabı yok artık.

"ASLA UNUTMAYACAĞIZ"

Bazı memnuniyetlerim var. Mesela Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yılında, 20 Temmuz 2024’te onunla birlikte Kıbrıs’ta olmak ve o günleri ondan dinlemek, bütün törenlere birlikte iştirak etmek, hastalığına rağmen çok önemliydi. O sıcağın altında nasıl 50’nci yılda davetimize icabet etti ve her aşamasında bizimle birlikte oldu. Sadece içindeki tarihe, ülkeye, partiye ve mesleğine olan bağlılığın ona pompaladığı bir enerjiyi hissedebiliyorsunuz. ‘Artık ayağa kalkamaz’ dediğiniz anda, o kadar yorulduğu bir anda bile ‘Evet, ne yapıyoruz’ diye ilk o diriliyordu, ‘Şimdi nereye gidiyoruz’ diye. Bir o Kıbrıs’ın 48 derece sıcağındaki duruşunu unutmam, bir de biraz önce Sayın Başkan Vekilimizin ifade ettiği gibi hepimizin en çok ihtiyacı olduğu zamanda Saraçhane’de o otobüsün üstünde bir buçuk saat o soğukta dimdik ayakta duruşunu, selamlamadan sonra aşağı davet ettiğimizde inmemesini, konuşurken bir sandalye getirilmeye çalışıldığında da ‘Genel Başkan konuşurken oturulmaz, ayakta dinlenir’ deyişini, yemek siparişi verirken bile ‘parti disiplini’ deyip o sıraya uymaya çalışmasını, esprilerini, sıcaklığını asla unutmayacağız.

"ONDAN İFLAH OLMAZ BİR İYİMSER OLMAYI ÖĞRENDİM"

Bugünleri görse üzülürdü, gördüğü kısmına çok üzüldü. Sonra daha kötü şeyler oldu. Ama ben ondan bir şey öğrendiysem iflah olmaz bir iyimser olmayı öğrenmişimdir. Şartlar ne kadar kötü olursa olsun hep bir çıkış yolu bulunacağına, bu zor günlerin açılacağına, bir şekilde kendi deyimiyle ‘hep güneşin doğacağına, dünyanın hiç karanlıkta kalmadığı gibi her sabah doğan güneşle ve kötülüğün hiç kazanmadığı gibi iyilerin kazanacağına’ inanırdı. O inancı taşıyoruz. Bugün bir yıl olmuş. Burada, mezarı başında dostlarıyla birlikte olmak, meslektaşlarıyla birlikte olmak, ailesiyle birlikte olmak ve her duyduğumuz cümlede, her değerlendirmede gönlümüzdeki, aklımızdaki, hafızamızdaki yerinin bir kat daha pekişiyor olduğunu görmek büyük bir mutluluk. Hepimiz bir gün çekip gideceğiz. Altan Öymen gibi gitmeyi, arkasından söylenen sözlerle ve bıraktığı anılarıyla, bıraktıkları eserleriyle ki ailesiyle, öğrencileriyle meslekten ve bizim gibi siyasetten öğrencileriyle, çıraklarıyla anılmak hepimize nasip olsun. Onu tanımış olmak büyük bir onurdu, büyük bir gururdu. Hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum."

Konuşmaların ardından katılımcılar mezara karanfil bıraktı ve su döktü. Törenin ardından önceki TBMM Başkanlarından Hüsamettin Cindoruk’un mezarı başında da dua okundu.

ANKA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

'Çerçeve yasa'da sona yaklaşıldı, Meclis tatili ertelenebilir: DEM bastırdı, AKP geri adım attı

AKP’nin ekim ayına bırakmayı planladığı “çerçeve yasa” teklifinde takvim değişiyor. DEM Parti ve MHP’nin itirazlarının ardından Cumhur İttifakı’nın düzenlemeyi TBMM tatile girmeden yasala...

Özel’in kuracağı yeni partinin zamanlaması, katılımı ve hedefi netleşiyor

Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına atanması ve kurultay yapmama yönündeki tutumunun ardından seçilmiş genel başkan Özgür Özel’in yeni partiye ilişkin yol hari...


Şile Belediyesi Başkanvekili CHP'den istifa etti

"Yolsuzluk" adı altında yapılan operasyonda tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın yerine başkanvekili olarak seçilen CHP’li meclis üy...

Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özel'den Hikmet Çetin'e ziyaret

Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin önceki genel başkanlarından Hikmet Çetin’i, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti. Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel, önc...


CHP'li Zeybek: 'Ne yaparlarsa yapsınlar boyun eğmeyeceğiz'

Tutuklanan Bursa Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in bugün görülen duruşmasını izleyen CHP'li Gökan Zeybek, duruşmada sabah saatlerinden itibaren bilinçli bir şekilde oldubitti yaratılmaya...

Butlancı Berhan Şimşek hakkında kadına şiddet nedeniyle uzaklaştırma kararı

'Mutlak butlan' kararıyla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Genel Başkan Yardımcısı" olarak görevlendirdiği Berhan Şimşek hakkında birlikte yaşadığı Özlem Şanver'e yönelik ...


Özdağ: AK Parti-MHP ittifakı tarihinin en zayıf döneminden geçiyor

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "AK Parti iktidarı kaybettiğini gördüğü için ve halkı heyecanlandıracak, iş dünşasına umut verecek; emekliye, dula, yetime inanç verecek bir progra...

Adalet sonbahara kaldı: Yargıtay 'mutlak butlan' kararını eylüle bıraktı

Yargıtay kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Yargıtay CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i parti yönetiminden uzaklaştıran “Mutlak Butlan” dosyasını eylül ayında görüşülecek.


MSB'den Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'inci yıl dönümü mesajı

MSB tarafından Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'inci yıl dönümü dolayısıyla yayımlanan mesajda, "Kıbrıs Türkü'nün güvenliği, özgürlüğü ve geleceği için canlarını ortaya koyan aziz şehitlerimi...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Funda Arar: Yapay zeka işi kabak tadı verdi

Kıbrıs’ta konser veren Funda Arar, müzikte yapay zekâ kullanımından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Ünlü şarkıcı “Bizim ülkemizde canlı müzik yapmak önemli. Ama bu yapay zekâ işi artık...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Yaz aylarında kadın sağlığını tehdit eden gizli tehlike

Havuz sularını dezenfekte etmek amacıyla kullanılan klorun mikropları öldürücü etkisi olduğunu ifade eden Op. Dr. Billur Küpelioğlu, "Ancak klor, aynı şekilde vajina içindeki yararlı laktobasil dengesini de bozabilir. Bu hassas denge bozulduğunda, patojen mikroplar kolayca ürer. Özellikle sentetik kumaştan üretilen mayolar hava almayı olumsuz etkileyerek nemi içeri hapseder. Mayo ıslak kaldığında ise mantar gelişimi için adeta biçilmiş kaftan bir ortam oluşur" dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR