Yukarı
453107

Dilek İmamoğlu Silivri'de konuştu: 'Düşman hukuku uygulayarak barışı tesis edemezsiniz'

20 Ağustos 2026 16:26

Aile Dayanışma Ağı’nın 42. buluşmasında Silivri'de konuşan Dilek İmamoğlu, “Toplumun bir kısmına düşman hukuku uygulayarak barışı tesis edemezsiniz. Bir taraftan yapıp bir taraftan yıkarak huzur sağlayamazsınız” dedi.

19 Mart operasyonunun mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 42’nci buluşmada Silivri Duruşma Salonları’nın önünde bir araya geldi.

Buluşmaya, YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, YENİ Parti İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, YENİ Parti İstanbul Kurucu Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, YENİ Parti İstanbul Kurucu Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara, Tekirdağ Baro Başkanı Egemen Gürcün, tutuklu yakınları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve gazeteciler katıldı.

“BEKLENTİLERİMİZ DAHA FAZLASI DEĞİL”

Bir yılı aşkın süredir Silivri’de tutuklu bulunun İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, yaptığı konuşmada, “Türkiye’de yaşanan hukuksuzlukların artık bir simgesi hâline gelen Silivri’de yine sevdiklerimizin yanında, adaletin peşindeyiz. 8 Temmuz’da, İBB Davası’nın 1. Celsesi; İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı, milyonların Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına izin verilmeden tamamlanmıştı. Bir ayı aşkın aranın ardından ikinci celse başladı. Bu celsede de yaşanan hukuksuzlukların ve hak ihlallerinin devam ettiğini üzülerek görüyoruz" dedi.

Image

 

Dilek İmamoğlu şunları söyledi:

"Aileler yaklaşık 2 yıla yakın bir süredir büyük bir bekleyiş, belirsizlik ve adalet arayışı içerisinde. Oysa talep ve beklentilerimiz, demokrasinin ve insan haklarının gerektirdiklerinden daha fazlası değil. Savunma hakkı, masumiyet karinesi ve tutuksuz yargılama gibi hukukun en temel ilkelerini konuşuyoruz. 2026 Türkiye’sinde hala bu kavramları konuşmak ve savunmak zorunda kaldığımız için ülkemiz adına büyük bir acı duyuyoruz.

“DÜRBÜNLE TAKİP ETMEK ZORUNDA KALAN AİLELER VAR”

Bu duruşmaya özel olarak cezaevi kompleksinin hemen yanında yeni bir duruşma salonu inşa edilmesi bile aslında içinde bulunduğumuz durumu çok iyi anlatıyor. Duruşma salonunun içine girdiğinizdeyse fotoğraf daha da netleşiyor. İddia makamının, mahkeme heyetiyle birlikte kürsüde ve daha yüksekte oturduğu bir mahkeme salonundan söz ediyoruz. Tam bir kuyu tipi duruşma salonu yani.

Oysa, hukukun üstünlüğünün esas olduğu demokratik ülkelerde duruşma salonları, adil yargılanma hakkını güvence altına alacak şekilde düzenlenir. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi, inşa ettiği devasa yapılarla değil; demokrasisinin niteliği, adalet anlayışı ve insan haklarına verdiği değerle ölçülür. Bu yapıların tasarımı yalnızca mimari tercihler değildir; aynı zamanda ülkenin adalet anlayışını ve gelecek vizyonunu da yansıtır.

Savunmanın müvekkiliyle sağlıklı iletişim kurabilmesi, basının yargılamayı takip edebilmesi ve taraflar arasındaki eşitliğin korunması çağdaş bir hukuk devletinin temel standartlarıdır. Biz ise bugün, dünyanın en büyük duruşma salonlarından biri olduğu söylenen bu salonda tam tersini yaşıyoruz. Avukatlar müvekkilleriyle aralarındaki mesafe nedeniyle iletişim kurmakta zorlanıyor.

Kamuoyunu bilgilendiren basın mensupları mahkeme heyetini ve savunma yapanları görmekte, duymakta güçlük çekiyor. Aileler sevdiklerini göremeyecek kadar uzakta oturuyor. Aylardır ayrı kaldıkları yakınlarını görebilmek için duruşmayı dürbünle takip etmek zorunda kalan aileler var.

“İDDİANAME DURUŞMADA YERLE BİR OLMAYA DEVAM EDİYOR”

Ne yazık ki salondaki bu fiziki sorunlara, yargılama sürecinde yaşanan hak ihlalleri de ekleniyor. Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkı ilk celsede elinden alınmıştı, ikinci celsenin başında ise bir belirsizlik içerisinde bırakıldı. Savunmasını ne zaman yapacağı, kendisine ne kadar süre verileceği belli değil. Savunmanın ne zaman ve ne kadar süreyle yapılacağının mahkeme heyetinin takdirine bırakılması, adil yargılanma hakkını açıkça zedeliyor. Bir insanın kendisine yöneltilen binlerce sayfa suçlamaya karşı kendisini ne zaman ve ne kadar süreyle savunabileceğinin bile tartışıldığı yerde adil yargılanmadan söz edebilir miyiz?

Tüm bu hak ihlallerine rağmen aylar boyunca hazırlanması beklenen, binlerce sayfalık iddianame; duruşmada yerle bir olmaya devam ediyor. Tutuksuz yargılananlar arasındaki itirafçıların ifadelerindeki tutarsızlıklar birer birer ortaya dökülüyor. Etkin pişmanlık kapsamında verilen beyanların nasıl oluştuğu, değişip değişmediği ve doğrudan bilgiye dayanıp dayanmadığı mahkeme huzurunda açığa çıkıyor.

“BU SÜREÇ PSİKOLOJİK VE İNSANİ YÜK YARATIYOR”

Aylardır masumiyet karinesi hiçe sayılarak kamuoyunda gerçekmiş gibi anlatılan iddiaların, nasıl dayanıksız olduğunu, mahkeme salonunda nasıl çürüdüğünü hep birlikte görüyoruz. Ancak ne yazık ki bu dayanaksız iddialar, iftiralar nedeniyle insanlar 2 yıla yakın süredir tutuklu yargılanıyor. Mahkeme salonunda iddialar, ifadeler ve deliller tartışılırken dışarıda eşler, çocuklar, anneler ve babalar sevdiklerinin yolunu gözlüyor.

Bu süreç yalnızca yargılananların değil, ailelerinin de üzerinde ağır bir psikolojik ve insani yük yaratıyor. Adaletin yerini bulmadığı her gün, haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunanların ve ailelerin hayatında geri getirilemeyecek bir zamana karşılık geliyor.

Image

“TUTUKSUZ YARGILAMA ESAS OLMALIDIR”

Adalet; dünyanın en büyük, en gösterişli duruşma salonlarını yapmakla sağlanmaz. Adalet; ancak savunma hakkının eksiksiz kullanılabildiği, masumiyet karinesinin korunduğu, hukukun herkes için eşit işlediği bir yargı düzeniyle sağlanabilir. Her zaman söylediğimiz gibi, elbette herkes yargılanabilir. Kamu adına hizmet veren herkes için hesap verebilirlik temel bir sorumluluktur. Yargılamanın devam etmesinden hiçbir çekincemiz yok. Aksine biz varsa bütün delillerin ortaya konmasını, bütün iddiaların araştırılmasını ve herkesin özgürce savunma yapmasını talep ediyoruz.

Biz adil, eşit ve tarafsız bir yargılama istiyoruz. Tutuklu yargılamanın peşinen cezalandırma yöntemi olarak kullanılmasına artık bir son verilmeli; tutuksuz yargılama esas olmalıdır. Bu mesele yalnızca Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının meselesi değildir. Bu bir hak, hukuk, adalet meselesidir.

“HAK, HUKUK, ADALET DEMEKTEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Adalet ve hukuk, herkesin en temel ihtiyacı; toplumsal huzur ve barışın dayanak noktalarıdır. Bir ülkede barış, tüm vatandaşlara ait bir kavramdır. Toplumsal barış ve huzur tüm vatandaşların hukuk önünde eşit olduğu takdirde sağlanabilir. Toplumun bir kısmına düşman hukuku uygulayarak barışı tesis edemezsiniz. Bir taraftan yapıp bir taraftan yıkarak huzur sağlayamazsınız. 86 milyonu eşit şekilde kucaklamadan, herkesin hak ve hukukunu korumadan Türkiye’de barıştan söz etmek mümkün değildir.

İnsanların hiçbir somut delil olmadan yıllarca tutsak edildiği bir toplumda; barış da adalet de demokrasi de tutsaktır. Aile Dayanışma Ağı olarak sevdiklerimize kavuşana, tutuksuz yargılama esas olana, hukukun herkes için eşit ve eksiksiz işlediği bir Türkiye’ye ulaşana kadar dayanışmamızı sürdüreceğiz. Hak, hukuk, adalet demekten asla vazgeçmeyeceğiz. Bu yolda bizimle birlikte olan, desteklerini sunan ve dayanışmamıza güç katan herkese sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum"

Konuşmaların ardından çekilen toplu anı fotoğrafıyla Aile Dayanışma Ağı’nın 42’nci buluşması sonlandı.

ANKA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

CHP YDK'de disipline sevk edilen 9 milletvekili bilmecesi

Mutlak butlan yönetimindeki CHP Yüksek Disiplin Kurulu’nda (YDK), bir süre önce CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katılan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ankara Milletvekili Umut Akdo...

Bakan Fidan, Mısırlı ve Suudi Arabistanlı mevkidaşlarıyla görüştü

​Bakan Fidan, görüşmelere ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bölgemizdeki son gelişmelerle ilgili gerçekleştirmekte olduğumuz diplomatik temaslar çerçevesinde bugün Mısı...


İBB ile TMMOB arasında 'şehir planlama' protokolü

İBB ile TMMOB'a bağlı meslek odalarının İstanbul birimleri arasında “Sağlıklı Kentleşme, Nitelikli Yapılaşma, Kültürel Değerlerin Korunması İçin İşbirliği Protokolü” imzalandı. İBB Başkan...

Erdoğan'a karşı 3 ismin oy oranı dikkat çekti

Gündemar Araştırma'nın Temmuz 2026 tarihli son anketine göre, cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalması halinde muhalefetin önde gelen isimleri Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu ve Özgür ...


Özgür Özel’in ilk saha çalışmasının adresi belli oldu: Trabzon ve Rize

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in parti kuruluşundan sonraki ilk saha çalışması programı netleşti. Özel, 21 Ağustos Cuma günü Trabzon, 22 Ağustos Cumartesi günü Rize’de olacak.

Eski MHP İstanbul Milletvekili Mustafa Verkaya hayatını kaybetti

Eski Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 21. dönem İstanbul Milletvekili Mustafa Verkaya hayatını kaybetti. Verkaya, 21 Ağustos Cuma günü Fatih Camii'nde düzenlenecek törenle son yolculuğuna...


Binlerce kırtasiye kontrol edildi, 367 işletmeye yaptırım

Ticaret Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi öncesinde kırtasiye sektörüne yönelik denetimlerini artırdı. 81 ilde 5 günde 3 bin 612 işletmede yaklaşık 480 bin ürün incelenirken, mev...

AKP'nin 'altın yılları'... Hapishane nüfusu patladı

2000 affıyla 40 bin civarına düşen hapishane nüfusu, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 'Cumhuriyet tarihinin altın yılları' olarak nitelediği son 25 yılda yaklaşık 11 k...


'Helal oy verenlerin oyunu harama çevirdin ya, yazıklar olsun!'

Akşam saatlerinde Çekmeköy'de düzenlenen "Millet İradesine Saygı Yürüyüşü"nde konuşan YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, "Gaziosmanpaşa'da, Bayrampaşa'da meclis üyelerini tehditl...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Dakota Johnson'ın yeni ilişkisi de kısa sürdü

Coldplay'in solisti Chris Martin ile sekiz yıllık birlikteliğini sonlandırdıktan sonra müzisyen Role Model ile yeni bir aşka yelken açan ünlü oyuncu Dakota Johnson yeniden ayrılık acısı y...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

'Biraz daha büyüsün' demeyin

Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, çocukların gelişim hızlarının farklı olabileceğini ancak hareket, denge, oyun ve günlük yaşam becerilerindeki belirgin farklılıkların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, erken değerlendirmenin çocuğun potansiyelini desteklemek için kritik olduğunu vurguladı.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR