Bülent Arınç'tan basın özgürlüğü çıkışı: Erdoğan'ın sözlerini hatırlattı
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, ev hapsindeki gazeteci İsmail Saymaz ve cezaevinde bulunan gazetecilere ilişkin açıklama yaptı. AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Ne mutlu ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var" sözlerini hatırlatan Arınç, gazetecilerin de eleştiri ve araştırmalarına anlayış gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Eski TBMM Başkanı ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada gazetecilere yönelik yargı soruşturmalarına tepki göstererek basın özgürlüğü çağrısında bulundu.
Ev hapsinde bulunan gazeteci İsmail Saymaz'ın durumuna dikkat çeken Arınç, Saymaz'ın bir televizyon programına evinden katıldığı görüntüleri "trajik" olarak nitelendirdi.
Arınç, Saymaz'ın elektronik kelepçeyle evinden çıkamadığını ancak televizyon programlarına katılıp yazılarını sürdürebildiğini belirterek, "Bu durum beni gerçekten üzüyor ve utandırıyor" dedi.
ERDOĞAN'IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI
Açıklamasında AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında kullandığı sözlere de yer veren Arınç, Erdoğan'ın "Ne mutlu ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var" ifadesini hatırlattı.
Arınç, bu yaklaşımın gazetecilerin eleştirileri, araştırmaları ve haberleri için de geçerli olması gerektiğini belirterek, "Yurttaşların haber alma özgürlüğünün bu tür uygulamalarla kısıtlanması kesinlikle kabul edilemez ve doğru değildir" ifadelerini kullandı.
"EN GENİŞ YORUMUYLA KULLANDIRDIK"
Arınç'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:
"Ben, 2009-2016 yılları arasında beş yıl başbakan yardımcılığına ilâveten tüm medya ile ilişkilerden de sorumluydum. TRT, Anadolu Ajansı, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, RTÜK ve bağlantılı kuruluşlar hep bana bağlıydı. Onlarla ilkeler çerçevesinde dürüst ilişkiler kurdum. Selefim olan Devlet Bakanı Prof. Dr. Beşir Atalay döneminde çıkarılan Basın Kanunu her yönüyle mükemmeldi. Ben de o kanunun gerekçelerine uygun şekilde hareket etmeye çalıştım.
Bir taraftan da 1994 yılında çıkan RTÜK Kanunu’nun pek çok maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş, kanun adeta bütünlüğünü kaybetmişti. Bütün paydaşlarla birlikte 2012 yılında örnek bir RTÜK kanunu yaptık.
Biz, basın mensuplarına ve gazetecilere Anayasa'da tanınan basın özgürlüğünü en geniş yorumuyla kullandırdık. Onların yaptıkları haberleri takdirle karşıladık. Basın özgürlüğü esas olmalıdır; çünkü bu, doğrudan ifade özgürlüğü ile ilişkilidir. Biz de göreve geldiğimiz ilk yıllarda AB standartlarında ifade özgürlüğünü ve habercilik anlayışını son noktasına kadar götürdük ve bu konuda çok geniş yorumlar yaptık.
Burada esas olan, ceza kanunlarında özgürlükçü bir yaklaşımı benimsemektir. Bu özgürlükçü yaklaşımda eleştiri ile hakaretin farkını, haberlerdeki doğruluğu, dürüstlüğü ve etik anlayışı göz ardı etmemek gereklidir.
O sıralarda dikkatimi çeken bir gelişme oldu. Yurt dışındaki bazı basın kurumları bize bir liste göndererek 5 veya 6 civarındaki gazetecinin neden tutuklu olduğunu sordular. Benim kayıtlarımda böyle bir durum yoktu. Arkadaşlarıma, 'Bu konuyu araştırın,' dedim. Önümüze gelen liste beni ferahlattı; çünkü bu listede ismi geçen insanların, bir gazetenin veya haber ajansının muhabir kartını taşımaktan öte bir özelliği yoktu. Bunlar daha çok o zamanki terör örgütleriyle bağlantılı gazete veya haber sitelerinden gazeteci kimliği kartı almış insanlardı ve banka soygunu ya da gasp gibi adi suçlardan hükümlü veya tutukluydular.
Bunları yurt dışındaki kurumlara aktarınca bu açıklamadan çok memnun oldular; bizi tebrik ve takdir ettiler. Şimdi buradan günümüze gelelim.
Sadece Ergenekon sürecinde gazeteciler ve bilim insanları da yargılanmaya başlayınca, ben özellikle gazeteci olarak bildiğim Nedim Şener ve Mustafa Balbay'a doğrudan sahip çıktım. Bunların herhangi bir şekilde suçlanmaması gerektiğini söyledim. Aynı şekilde dört yıl içeride kalmış değerli bir bilim insanı olan Sayın Mehmet Haberal’a bu sürecin her aşamasında sahip çıktım. Bu haklı davranışımız geç de olsa karşılık buldu ve hepsi beraat etti.
"BEREKET Kİ AĞZI BANTLANMAMIŞ..."
Şimdi buradan şunu söylemek istiyorum: Geçtiğimiz günlerde bir haber kanalında Sayın İsmail Saymaz'a bağlanmışlardı. Sayın Saymaz evinden bazı konular hakkındaki düşüncelerini ifade ediyordu. Bu görüntü trajiktir: Yıllardır fikirleriyle objektif bir yazar ve gazeteci olan İsmail Saymaz, adli kontrol şartıyla evinden dışarı çıkamamaktadır. Bazı arkadaşları da maalesef cezaevindedir. Bu görüntü aynı zamanda komiktir; Sayın Saymaz ayaklarına takılan kelepçe yüzünden evinden dışarı çıkamıyor ancak bereket ki ağzı bantlanmamış, televizyona bağlanıp konuşabiliyor ve gazetesine yazılarını gönderebiliyor. Bu hâliyle Nasrettin Hoca'nın türbesi gibi dört tarafı açık ama kapısında büyük bir kilit var. Bu durum beni gerçekten üzüyor ve utandırıyor.
Bunun da ötesinde, gazeteciler görevlerini yaparken özgür, basın ise tam anlamıyla hür olmalıdır. Iktidarı desteklesin ya da muhalif olsun, toplum olarak bizlerin her görüşten gazetecinin doğru ve dürüst haberciliğine ihtiyacı vardır. Yurttaşların haber alma özgürlüğünün bu tür uygulamalarla kısıtlanması kesinlikle kabul edilemez ve doğru değildir.
Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz günlerde yaptığı partimizin grup toplantısında konuşmasını 'Ne mutlu ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var.' cümlesiyle bitiriyor. Bu bakış açısı nazarı ile gazetecilerin de eleştirileri, araştırmaları ve haberleri anlayışla karşılamamız gerekmektedir."
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
AKP'den İYİ Partili Buğra Kavuncu'ya 500 bin TL'lik tazminat davası
AKP, fon soruşturmalarına ilişkin açıklamaları nedeniyle İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu hakkında 500 bin TL'lik tazminat davası açtı. Dava dilekçesinde Kavuncu'nun partiyi yolsuzlukla il...
TBMM'de 'bütçe maratonu' başlıyor: 'Mekke Anlaşması' görüşülecek
Ankara'da TBMM'nin bu haftaki gündeminde, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşması ile 2027 yılı bütçe görüşmeleri yer alıyor. Taraflardan birine yö...
Görevden alınan Oktay Saral'dan yeni açıklama
Görevden alınan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, "Azerbaycan’la olan kritik münasebetimiz nedeniyle bazı kararlar alınması doğal. Cumhurbaşkanımız böyle uygun gördü. Bizim de başım...
Meteoroloji açıkladı: Şiddetli sağanak ve fırtına kapıda!
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin batı kesimlerinde etkili olması beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlara karşı uyardı. Ege ve Akdeniz'de yer yer şiddetli yağış bekleni...
Kabine Toplanıyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Masasında Fon Soruşturması ve Terörsüz Türkiye Süreci Var
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak Kabine’nin gündeminde fon soruşturması, Terörsüz Türkiye süreci ve ekonomi öne çıkacak. Toplantıda ABD-İran gerilimi, Rusya-Ukr...
Zeynel Emre'den Esenyurt kayyımı hakkında çarpıcı iddia
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin Malatya İl Kongresi’nde iktidara yönelik sert eleştirilerde bulundu. Esenyurt Belediyesi’ne atanan kayyım hakkında “kasa ev” ve “milyonlarca dol...
"Niye bir Esnaf Bakanlığı kurulmuyor?"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep’te esnafın sorunlarına dikkati çekerek zincir mağazalarla rekabet edebilmesi için özel düzenleme yapılması ve Esnaf Bakanlığı kurulması çağ...
MHP'li Feti Yıldız'dan eylem açıklaması
MHP'li Feti Yıldız, gazetecilerin 10 ilde düzenleyeceği basın özgürlüğü eylemlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin yalan habere en fazla maruz kalan ülke olduğunu...
Akaryakıt fiyatları ne kadar?
Küresel piyasalardaki dalgalanma, döviz kurundaki oynaklık ve art arda gelen ÖTV zamları, akaryakıt fiyatlarını etkilemeye devam ediyor. Peki, Akaryakıt fiyatları ne kadar? Güncel yakıt f...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Evliliğin bir sihri yokmuş!
Tuana Yılmaz ile eylül ayında İtalya’da sade bir nikâh töreniyle evlenen Burak Yörük önceki gün bir alışveriş merkezinde objektiflere yansıdı. “Çok şükür evlilik harika, hiçbir şey de değ...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Maydanozda demir ıspanaktan fazla
Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Handan Çipil, uzun süren yorgunluğun nedenlerinden birinin demir eksikliği olabileceğine dikkat çekti. Çipil, bitkisel demir kaynaklarına işaret ederek en yüksek demir içeren besinlerin maydanoz ve baklagiller olduğunu vurguladı; çayın demir emilimini azaltabileceği uyarısında da bulundu.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.