Yukarı
46

Azimet Gürbüz

AKP’nin maskesi

17 Haziran, 2020

   AKP toplumun beli kesimlerince çok eleştirildiği, ancak,  iktidar olduğundan beri, iş çevrelerince eleştirildiğine pek şahit olamıyoruz. Bunun bir nedeni olsa gerek.  Eleştirenlerin daha çok yoğunlaştıkları  hususlar ise, sosyal medya yönlendirmeleri.  “Komuşularından elli kişiyi öldürecek beyanlar, Diyanet işleri Başkanının çarpık beyanatları, çocuk yaşta evlilikler, Ayasofyanın ibadete açılması vb yüzlerce dini esasları çarpıtan konular oluyor”. Daha doğrusu bu  hususları maskeleyerek ülke sorunlarının yüzlerine söylenmesinden kendilerini sakınıyorlar.  Ne yazık ki; muhalefette bu tuzaklara çoğu kez düşüyor.

   Bunlar sürekli güdemde olunca,  ülke ekonomisi, iktidarın  ekonomik uygulamaları muhalefetin zayıf medya desteği ve sosyal medyada da insanların daha çok ilgi duydukları  “din sömürüsünü esas alan, çarpık siyasi söylemlere toplumsal ilgi yoğunlaşıyor.”  Peki AKP ekonomik uygulamalarında, çok mu başarılı. Ülkenin yaşadığı ekonomik kriz, gelir ve servet dağılımındaki çarpıklıklar neden tartışılamıyor? Üstelik ülkenin kalem yalamış kesiminin çok önemli bir kesimi de,  AKP’nin ekonomiyi bilmediği, yönetici lerinin,  bilgisiz, görgüsüz, liyakattan yoksun olduklarını öne çıkararak, aynen “dini değerler sömürüsündeki “ çarpık gündem gibi bu husus da, asıl gerçekleri karartıyor.

   Hatırlarsınız, yıllar önce bir işveren olarak Ali Koç; “Gelir dağılımndaki çarpıklığa el atmazsak, ilerde altından kalkamıyacağımız,büyük bir toplumsal tepkiye dönüşebilir.” Bu konular ülkemizde etkili bir şekilde tartışılıyor mu? Hayır! Büyük iş çevrelerinde AKP İktidarına karşı, bir eleştiri demiyelim de, bir “çatlak ses” duyanınız var mı? Hayır! Neden; çünkü AKP’nin  uyguladığı ekonomik politikalar tam da “büyük iş çevrelerinin” istedikleri de ondan. Bakın AKP’nin iktidarı döneminde ülkemizdeki servet dağılımı nasıl evrilmiş.

   Günümüzde gelir dağılımı kıyaslaması çok belirleyici olamıyor. Ancak srevet dağılımı daha belirleyici bir göstergedir. “Kişilerin orta ve uzun vadede alım güçlerinin, toplumsal statülerinin ve siyasal etkilerinin yıllık gelirlerinden ziyade toplam servet birikimleriyle ilişkili olduğunu göz önünde bulundurursak, servet dağılımının gelir dağılımından daha net bir sosyal adalet göstergesi olduğunu söyleyebiliriz.” “ Credit Suisse bir İsviçre Bankasıdır. Dünyada Türkiye dahil servet dağılımının nasıl geliştiği konusunda her yil ekonomik raporlar hazırlayıp yayınlar. Buna,” Küresel Servet Raporu” diyor. Ülkelerdeki zenginliğin kaynağının ne oranda finansal ve gayrimenkul varlıklardan oluştuğu hakkında da bilgi içerir. Buna göre “AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında Türkiye’de toplam servetin %67.7’sine sahip olan en zengin %10’luk kesim, 2018 yılı itibariyle ülkedeki toplam servetten aldığı payı %81.2’ye çıkarmış durumda. Buna karşın 2002 yılında Türkiye’deki toplam servetten %32.3 oranında pay alan geriye kalan %90’lık nüfusun bu payı 2018’de %18.8’e düşmüş.”  Bu tablo bize ülkenin ekonomisinin büyümesi veya küçülmesinden bağımsız olarak bugünkü ekonomik modelin sürekli ve istikrarlı bir biçimde zengini daha da zengin etmeye hizmet ettiğini gösteriyor.”  Credit Suısse Küresel Servet Raporu.”

   İşte AKP iktidarı budur. Hani denir ya, “elin oğlu bizden iyi biliyor.” Çünkü, AKP  yüzüne gerdiği maskelerden gerçek yüzünü göstermiyor.  Böylece hem tabanının tahkim ediyor, hem de Büyük iş çevrelerini istedikleri düzeyde menun ediyor. Bizler de “korkuyorlar o nedenle ses çıkartmıyorlar diyerek kendilerini aklıyoruz.

   “Bugün Türkiye’de iktidarda olan sınıfın siyasi ideolojisine ben ‘büfeci İslam’ı’ diyorum. Ecevit’i, Bahçeli’yi, Yılmaz’ı sandığa gömdükleri seçim zaferlerine de ‘büfeci isyanı’… Büfeci akrabacıdır, klancıdır. Her şeyi 3 metrekare dükkanı kadar bilir. Siyaseti 3 metrekaredir, dış politikası 3 metrekaredir… Dünya haritası çok sadedir büfecinin: Yahudi dünyayı sömürür. Araplar, din kardeşimizdir. Yunan düşmandır. Papa Hıristiyan aleminin başkanıdır.”

   “Milli Görüş’ün ideolojik önderliğinde, Kombassan ve Yimpaş gibi modellerde somutlanan küçük işletmelerin merkezileşme hamlesinin, TÜSİAD-asker mekaniğinde engellenmesi, 28 Şubat’ın sınıfsal içeriğini de berraklaştırır. “Nitekim AKP, devraldığı geleneğin aksine, OSB’ler, teşvik, KOSGEB ve kredi aracılığıyla daha fazla küçük işletmenin kurulmasının önünü açtı. Hem onu iktidara taşıyan tabanı genişleten, hem de büyük sermayenin ihtiyacına denk düşen bir strateji izledi.” (Bahadır Özgür Gazete Duvar)



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Yeşim Salkım hayranlarını korkuttu: 'Bodrum ne hâle geldi'

Yeşim Salkım tatilini memleketi olan Bodrum'da geçirdi. Kızıyla birlikte gittiği Bodrum'da gıda zehirlenmesi geçirdiğini açıkladı. Ünlü sanatçı Yeşim Salkım, kızı Ada ile birlikte Bodrum’...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Kronik yalnızlar dikkat… Daha yüksek felç riski kapıda

Harvard TH Chan Halk Sağlığı Okulu'nun yeni bir araştırmasına göre , kronik yalnızlık yaşayan ileri yaştaki yetişkinler, yalnız olmayanlara göre %56 daha fazla felç riskiyle karşı karşıya kalıyor. ABD merkezli genel cerrah Dr. Vivek Murthy, geçen yıl ülke çapındaki yalnızlık ve sosyal izolasyon salgınına dikkat çekerek, sosyal bağlantı eksikliğinin erken ölüm riskini %60'tan fazla artırdığı konusunda uyardı. 

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR