Yukarı
  • Dollar d8797bc80763a6ccec78dddd4bc4d62f1e9180a5f577e4fe50a07f9c32223796 DOLAR 3.562
  • Euro 88846c0ec7b5e4a29938893f6edbf2ef35fe6fd75e19ea7b4783c7102aa482c5 EURO 3.890
  • Coins 45be724445466553ce04230f4f956955311fa265af9fa5cd06677c6f53df1b65 ALTIN 476.249
  •  28 İzmir (14 ℃) 4 ℃
  •  25 İstanbul (12 ℃) 2 ℃
  • 45 Ankara (6 ℃) -7 ℃
38

Azimet Gürbüz

Duygular Aklın Önüne Geçmemeli

25 Mart, 2016

   Bu gün günlük gazetelerin birinde bir köşe yazarı, gazetesindeki makalesine "Bellek Kaydı" başlığını koymuş. Başlık gerçekten harika. Bu; hafızanın, dikkatin, istenen noktaya değil de başka  noktalara odaklanması anlamına gelir. Ya da ben öyle anlamak istiyorum. "Egemen kültür" yurdum insanının belleğini yamultmayı o kadar güzel başarmış ki. Bu gün Karaman'da 10 erkek çocuğa cinsel tasallutta bulunan "hoca" gelse, nefret ettiğimiz kişi veya politikacılara da tasallutunu gösterse inanın, o çocukların günahından ötürü kendisini affedecek noktaya gelmiş durumdayız.

   Masumiyet duygularımız, sapık bir davranışa olan tepkilerimiz, doğru ve gerçekçi değerlendirmelerden bizi uzaklaştırmış, hangi duygumuzun belleğimize hakim olduğunu bilemez durumdayız.

   Son günlerde siyasi arenada durum tam da bu noktada. Yurdumun olaylara "sol" gözlükle bakanlarda, enişte Zarrap hayranlığı uç vermiş, toplumların iliklerini sömüren, ahlaksız, dünya halklarını birbirine düşüren kan gölü üzerinden egemenlik kuranlarla,  küçük piyonlarına hiç bir kin ve nefret hissi duymadan, duyduysa da hemen erteleyenler  sevgi ve aşkla  "biz yapamadık sen yap" diyerek,  Tayyip Erdoğan’ı hedef almak neyin nesi?. Sanki AKP ve Tayyip Erdoğan bu güne kadar ABD ile birlikte değilmiş gibi, dünü unutup "bak size  Ey.. Amerika diyor diye, gammazlamayı, hangi gerekçeyle yaptıklarını gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Düşman düşmandır diye bir genelleme olamaz. Olaylara analitik bakmayı isteyenler ve tercih edenler, ister istemez farklı saflardaki düşmanları tasnife mecburlar.  Ey sevgili "sol" bakan solak arkadaşlar, Tayyip Erdoğan ABD'ye karşı rüştünü ispatlamış biri. O'nu ey Amerika noktasına getiren Türkiye'nin iç ve bölgemizdeki dış dinamiklerdir. Türkiye’de 7 Haziran seçim sonuçları olmasa,   ABD arka bahçesi olacağını beklediği Suriye’yi, altı ayda namaz kılacağı Emevi camii hayali bir yana, dört yılda deviremeyip, Rusya’nın girmesini gerektiren sonucu yaratmasa, ABD ile AKP ve Tayyip Erdoğan ittifakı bugünkü gibi tuz buz olur muydu? Tayyip Erdoğan Kobani’de PYD’ye yardım edip, kapıları açmış, peşmergelerin geçişini sağlamışken neden bu gün AKP ve Tayyip Erdoğan ve ABD açısından en büyük sorun PKK ve PYD oldu. Gelin bunlara biraz kafa yoralım. Bir “düşmanımızı” bertaraf edelim ederken asıl onu bu hale getiren “yaşam koçuna” yeni rollerin bize de ülkemize de bir yararı olamaz.

   Kim ne derse desin, olayları olgularla değerlendiremezsek, sürekli bir “bellek kayması” içinde oluruz. PKK kuruluşundan beri savunduğu  “Büyük Kürdistan” tezinden, Körfez savaşından sonra bölgede yaşanan değişikliklerin etkisiyle,  1999 yılında 7. Kongresine A. Öcalan’nın sunduğu raporla,  tezinden vazgeçip “demokratik özerklik” tezine evrildi. Ancak Kuzey Suriye’de PYD’nin PKK ve Barzani’nin Peşmergeleriyle birlikte bağımsız bölgeler yaratması, ana örgüt PKK’nin “demokratik özerklik” tezini günümüzde zayıflatmış ve “silik” bırakmıştır.  Bu gün Güneydoğudaki yığınak/hendek siyaseti ve çatışmaların arkasındaki en büyük gerçek budur. Amaç demokratik özerklik değil başarılırsa “kurtarılmış” bölgeler yaratmak.  Bu amaçla PKK’nın vazgeçtiği “Büyük Kürdistan” tezini Suriye’de ki gelişmelere paralel olarak hayata geçirmek günümüzde asıl stratejisidir.  Bu durum Türkiye’de Kürt sorunu tartışması yerini “bölünme” kaygısına bıraktı.  Bu hem Tayyip Erdoğan’nın iktidarını tehdit etti, hem de “ciheti askeriye” bu konuda müdahil oldu.

   HDP’nin etkin ve çatışmayı dışlayan aktif bir politika hayata geçirememesine rağmen, günümüzde sorunu silahla değil meşru zeminde tartışmayı arzu eden değerlendirmeler, Kürt sorunu ile PKK sorununu ayırt etmek gerektiği fikri giderek toplumda, özellikle de Güneydoğu’da destek görmektedir. Dile getirmeye çalıştığım olguların ışığındaki tespitlerim konuyu Tayyip Erdoğan açısından son viraja getirmiştir. Ya PKK ve PYD politikaları konusunda ABD’nin dediklerini iç dinamiklere rağmen kabul edecek, ya da, sıtmaya razı vaziyette,  sürekli titreyerek toplumsal baskıları arttırarak iktidarını götürecektir.

   Anayasa değişikliğini başarır da, amacına ulaşırsa eski çizgisine dönmekten hiçbir sakınca görmez. Oval Ofiste yeni stratejiler geliştirirler.  O zaman da “Zarraf severler  “iyot gibi” ortada kalırlar. 



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Marakeş'te yalnız tatil

Oyuncu Mine Tugay önümüzdeki günlerde tek başına Marakeş'e tatile gideceğini açıkladı. Son olarak Paramparça adlı televizyon dizisinde yer alan oyuncu Mine Tugay, önceki gün Akmerkez'de o...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Son kiloları vermenin ipuçları

Adana'da uzman diyetisyen Fadime Özgök Şenses, diyet yapanların vermek istediği son kilolar için sabırlı olmaları gerektiğini söyledi. Son kiloların inatçı olduğunu belirten Fadime Özgök Şenses, "Bu kilolarla baş edebilmenin en etkili yolu kesinlikle sabırlı olmaktır.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR