Yukarı
4

Aydan Tuncayengin

“Çocuk İşçiliği” Emek Sömürüsünün En Vahşi Şeklidir!

01 Aralık, 2019

   Çocuk işçiliği bir insan hakları sorunu olduğu gibi aynı zamanda emek sömürüsünün en vahşi şekillerinden birisidir. 

   Ekonomik eşitsizliklerin, göçlerin ve işsizliğin artması hem dünyada hem de Türkiye’de çocuk işçiliği riskini ön plana çıkarmıştır.

    Yoksulluk ve güvencesizlik zemininde yükselen istihdam stratejilerinin yapısal olarak ürettiği bir sorun olarak çocuk işçiliği, Türkiye’de sayıları her geçen gün artan mülteci nüfus ile birlikte ciddi boyutlara ulaşmıştır. 

   Tarımın yanı sıra sokaklarda, sanayinin ve hizmet sektörünün çeşitli alanlarında çalışan çocuklar her türlü güvenceden yoksun ve şiddet ve ihmale açık durumdadır. Bu durum haberlere bireyselleştirilmiş ve dramatize edilmiş haber hikâyeleri olarak yansımaktadır.

    Çocuk işçiliği sorunun toplumsal, ekonomik ve politik bağlamı göz ardı edilerek güç/iktidar sahibi kurum ve kuruluşların ürettikleri durum tanımlarını üzerinden verilmektedir. 

   Devletin anayasa ve uluslararası düzenlemelerden kaynaklanan kamusal yükümlülükleri ve sorumluluğunu hatırlatan, çocuk işçiliği sorununa yönelik yapısal mücadele stratejilerine vurgu yapan bakış açısının olmaması önemli bir eksikliktir.

   Dünyadaki çocuk işçi sayısının boyutları dikkat çekecek boyutta… Çocuk işçilerin yarıdan fazlası tehlikeli işlerde çalışıyor. Yurtdışında daha küçük çocuklar çalıştırılıyor olsa da ciddi denetim ve yaptırım ile caydırıcı cezalar var. Biz de ise cezaların caydırıcı hiçbir yanı yok. Yetişkinler için bile çalışma koşulları çok zor. 

   Çocuk işçiliği sorunu gelişmekte olan her ülke için olduğu gibi, Türkiye için de önem taşıyan bir konudur. Sorun; nüfus, eğitim düzeyi, ekonomik gelişim ve sosyal kalkınma kavramlarıyla doğrudan ilgilidir. 

   Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı ÇAÇAV’ın öncülüğünde Müşerref Mahmut Tınas Ortaokulunda Çocuk İşçiliği ve Çocuk Hakları konusunda konferansı düzenlendi. 

   Konferansa konuşmacı olarak çocuk hakları alanında çalışmaları ile gündeme gelen İzmir Barosu önceki dönem Baro Başkanı Avukat Aydın Özcan ile Psikolojik Danışman Sıla Salantur katıldı. İzmir eski Baro Başkanı Avukat Aydın Özcan, katılımcı öğrencilere çocuk haklarının ve çocuk işçiliğinin gerek Türkiye gerekse Dünya genelindeki hakları ile karşı karşıya kaldıkları sorunları örneklerle anlattı. Avukat Aydın Özcan aynı zamanda Baro Başkanı iken İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nin adliye birimini çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakmak ve çocuklarımızı topluma kazandırmak amacıyla hizmete sokmuştu. 

   Aydın Özcan, Türkiye’de çocuk işçilerin karşı karşıya kaldıkları sorunları ve mağduriyetleri yaşanmış olayları ortaya koyarken özellikle 2018 yılında çocuk işçileri çalıştıran sadece 23 işletmeye para cezasının uygulandığını belirtti… 

   Avukat Aydın Özcan konuşmasında; Çocukların tehlike arz eden birçok iş dalında özellikle tarım, inşaat ve madencilik alanında çocukların tehlikeli işlerde çalıştırıldıklarını ifade etti. Aynı zamanda tehlikeli işlerde çalışan çocukların zaman zaman uzuv kaybına, hayati tehlike arz eden işler nedeniyle çocukların hayatını kaybetmesine rağmen ailelerin değişik şekillerde ikna edilerek şikâyet haklarının engellendiğini, cezasız kalan eylemlerin bu konuda suç işlenmesini teşvik ettiğini de belirtti…

   Aydın Özcan; Savaş ve terörizmin çocukların haklarını başta eğitim hakkı olmak üzere  tüm hayallerini ve geleceklerini gasp ettiğini ifade etti. Bu konuda Suriyeli 15 yaşındaki Abdurrahman’ın savaş nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kaldığı ve ekonomik sebeplerle de tekstil sektöründe çalışmak zorunda bırakıldığını belirterek çocuğun artık “Doktor Olamam“ dediğini hatırlattı. 

   Ayrıca ülkemizde özellikle tarım alanında pamuk toplama ve fındık toplama sezonlarında çocukların küçük ücretlerle sezonluk çalıştırıldığı başta iş kazası ve değişik istismar, şiddet olaylarına maruz kaldıklarını bu konularda denetimin yetersiz olduğunu belirtti. Aydın Özcan, öğrencilere gerek ailelerinin gerekse devletin vermiş olduğu eğitim hakkı ve olanaklarını çok iyi değerlendirerek kendilerini geliştirmelerini ve mutlaka yabancı bir dili çok iyi öğrenmeleri gerektiği vurgusunu yaptı…

   Uzmanlık alanında çocuk işçiliği konusunda deneyim ve bilgilerini paylaşan Psikolojik Danışman Sıla Salantur da çocukların maruz kaldıkları hak ihlalleri karşısında ne yapmaları gerektiği ve bu konularda başvurabilecekleri, iletişim kurabilecekleri kişi ve kurumları oyun aktiviteleriyle anlattı. Konular soru cevap şeklinde işlendi.  Konferansta öğrencilerle kötü niyetli kişilerin çocukları kullandıklarına dair örnekler paylaşıldı. 

   Türkiye; kırsal yerleşimden kentsel yerleşime ve tarımsal ekonomiden sanayi ekonomisine geçiş süreci yaşıyor. Başlıca kent merkezlerine göç trendi, sosyal destek ağının yetersizliği veya kent yaşamına uyum sağlayamama ile birleştiğinde, çocuk işçiliği daha fazla gündeme gelmekte, özellikle ailenin gelir düzeyini arttırmak amacıyla sokaklarda ve marjinal sektörlerde çalışan çocukların sayısı belirgin bir şekilde artmaktadır.

   Çocuk işçiliğinin kökeni tarihin ilk dönemine kadar dayanıyor. Ve yüzyıllardır hem dünyada hem ülkemizde kronikleşmiş bir insan hakları sorunu haline geldi.

   İnsan hakları belgelerinin ortak amacı, çocuk işçiliğini tamamen sonlandırmak olsa da hala bu hedefe ulaşılamamıştır. Çocuk işçiliği hala ortadan kaldırılamadı ve çocuklar koruma altına alınamadı! Sosyal devlet ilkesi gereğince öncelikle yapılması gereken çocuğun eğitim hakkının teminat altına alınmasıdır. 4+4+4 eğitim sistemine geçiş ile çocuk işçiliğinin de arttığı gözlemlenmiştir. Eğitim politikalarında reform yapılmalıdır.

   Çalışma hayatında istismar edilerek, gelecekleri tehlikeye atılan çocuklarımız aynı zamanda ülkemizin kaybedilen geleceğidir. Çocuk işçiliği için kalıcı ve yeni politikalar geliştirilmelidir.  Çocuk yoksulluğuna karşı önlemler alınmalıdır. 2018 yılı Hükümet tarafından “Çocuk İşçiliği İle Mücadele Yılı” ilan edilmesine rağmen çocuk işçiliğinin azaltılması yönünde bir adım atmamıştır.

   Çocuk işçiliği ile mücadele için öncelikli olarak çocuk hak ihlallerinde cezasızlık son bulmalıdır. Denetimler etkin ve sıkı bir şekilde yapılmalı, caydırıcılığı olmalıdır. Toplumsal farkındalık artırılmalı, çocuk işçiliği yasaklanmalıdır.

   Çocuklar ekonomik sömürüye maruz kaldığı sürece, tehlikeli işlerde çalıştırıldığı sürece, eğitimleri, sağlıkları ve gelişimleri devlet tarafından koruma altına alınmadığı sürece, çocuk işçiliği emek sömürüsünün en vahşi şekliyle devam edecektir.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Rusya’da yeni yaş kutlaması

Engin Altan Düzyatan, eşi Neslişah Düzyatan'ın doğum gününü Rusya'da kutladı. Başarılı oyuncu Engin Altan Düzyatan’ın eşi Neslişah Düzyatan 32 yaşına girdi. Engin Altan Düzyatan, eşi ile ...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Bitki çayları ile ilgili çok önemli uyarı!

​Prof. Dr. Fatih Satıl, şifalı bitkilerle hazırlanan kış çaylarının insan sağlığına olumlu etki yapabilmesi için bazı kriterlere sahip olması gerektiğini belirterek, "Bitki ottur, zararı yoktur” mantığıyla olaya bakılmaması gerektiğini söyledi. Satıl, bitki çayları ve zayıflama çayları ile ilgili açıklamalarda bulundu...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR