Yukarı
46

Azimet Gürbüz

Yine Kılıçdaroğlu ve CHP

20 Temmuz, 2020

   Önceki gün sosyal medyada arkadaş olduğum, Sayın Ahmet Ergün’ün “Kılıcdaroğlu ve CHP” başlıklı yazısını paylaştım. Yazı ilgi gördü, beğenildi, eleştirildi. Dönüp baktığımda olumlu ilginin yüksek olduğunu, eleştirenlerin ise “örgüt içi” demokrasi eksikliğini öne çıkararak, daha çok Kılıçdaroğlu’nu  hedef aldıklarını gördüm.

   Asıl üzücü olan eleştirilerin önemli bir bölümü CHP Örgütlerinin  geçmiş dönemlerdeki mücadelesinin hafızalarda hiç iz bırakmadığı, tek iktidar umudunun, Genel Başkanla olacağı tespitidir. Hatta ülkemizin 1960 tan itibaren 12 Eylül 1980 darbesine kadar yürüttüğü toplumsal mücadeleler de unutulmuş, toplumsal gelecek bir kişiye indirgenmiş.  Sanılır ki; Ecevit Genel Başkan olduğundan ötürü CHP iktidar oldu. Hatta sanırlır ki; Ecevit 1954 de CHP Çankaya Gençlik Ocağına kaydolurken de, 1957 yılında ilk kez milletvekili olurken de,”Ortanın Solu” düşüncesini benşmsemişti ve kitlesel olarak Demokratik Sol mücadele yürütüyordu. Anlaşılan Ecevit’i Ecevit yapan CHP Örgütleri, gördüğüm ve anladığım kadarıyla artık hatırlanmıyor bile. Galiba hatırlatmak zorunlu oldu. Peki işe yarar mı? Bilemem. Mesala CHP Gençlik Kollarının, Konya’nın Yunak İlçesi’ne bağlı Odabaşı Köyü’nde,  İstanbul’da Silivri ve Değirmenköy’deki köylülerin toprak işgali eylemine, Manisa’nın Akhisar, Kırkağaç, Salihli İlçeleri ile Aydın’ın Söke İlçesi’nde, tütün mitingi yapan, Samsun’un Çarşamba, Bafra, Alaçam ve Tekkeköy İlçeleri’nde tütün üreticilerinin taban fiyat isteme eylemlerine destek veren, örgütleyen… Hakkari’nin Dilektaşı Köyü’ne okul, Ege’nin bazı köylerine sağlık ocağı yapan gençlik örgütleri hatırlanmıyor. Fehmi Işıkların Başkanı olduğu Çağdaş Metal İşi örgütliyen CHP’li “Genç İşçiler Derneği” olduğu hayda hayda bilinmez..Kırıkkale Mühimmat Fabrikasında, Çelik Çekme Fabrikasındaki direnişler kavgalar artık mazi olmuş.

   Ünüversitelerde, gerici MTTB’ye karşı TMGT’ın sesini egemen kılan, Halkı harekete geçiren eylemlerin öncüsü rolünü hatırlayan var mı? Peki şu Kurultayların Gençlik Kolları tarafından örgütlendiğini bilen hatırlayan var mı? Giresun’da Fındık , Kars’ta hayvancılık, Konya’da buğday , İzmir’de Büyük Üretici Kurultayları düzenlemenin yanı sıra, Ankara’da gecekondu , Edirne’de yağlı tohumlar , Malatya’da ayçiçeği, Diyarbakır’da kurubaklagiller, Rize’de çay, Bursa’da Sendikal Hareket ve İşçi Sınıfı, Antalya’da Yeni Dünya Dengeleri ve NATO , Adana’da Topraksızlar Kurultayları, bilen hatırlayan var mı? İzmir’de Sabri Ergül ile Musa Çam’dan hikayelerini dinliyen oldu mu?  Mesala Sencer Güneşsoy, Bedri Demir, Süleyman Genç, Prof. Semih Eryıldız, Zeki Alçın’ın, CHP’nin gençlik önderleri olarak adlarını bilen hatırlayan var mı? SDDF’nin 1970 li yılların Marksist-sosyalist gençliği içinde üniversitelerde bir düşünce olarak hiçte ezik olmıyan gururla Sosyal Demokrasinin, Demokratik Solun ideolojik mücedelesini veren, o dönemki Başkanı Nail Gürman’ı hatırlayan var mı?

   Demek ki iktidarı sağlayan, genel başkanlar değil, örgütlerin toplum içindeki demokratik mücadelesi o yolu açmıştır. Merak etmeyin 12 Eylül boşa yapılmadı. Geçmişin bu mücadele tarzını hayal etseniz dahi “yeni dünya düzeni” size bu olanağı tanımaz artık. Çünkü bugün farklı bir dünyadayız. İşte bu farklı dünya artık siyasi mücadeleleri kitlelerin, örgütlerin insiyatifinden çıkarıp, kişilere emanet edeceği yeni bir sistem yarattı. Artık o “sol” denen şey kitlelerin örgütü yerine kişlere emanet ediliyor. Örnekleri de var. Bu kişler solcu da olabilir sağcı da. Ama tek kişi olacak. Örneğin; Fransa’da Macron, Yunanistan’da Aleksis Çipras. Peki Türkiye’deki iktidar buna benziyor mu? Bugün iyi tanıdığım “solculuk”niyetlerinden  zerre tereddüt duymadığım bazı arkadaşlar CHP Genel Başkanlığı için CV dolaştırıyorlar. Çok önemli, üst düzey kariyerleri olan bilim insanlarının CV’leri. Yalnız şaşırdım, neden Prof. Tolga Yarman’ın CV’sini dolaştırıyorlar da Prof. Aziz Sncar’ınki değil? Mardinli olduğundan mı yoksa Tolga Bey’e göre daha mı az politik? Bunlar gerçekten fasa fiso şeyler. Bugün hedef;  ister örgüt içi olgulardan yararlanılsın, ister dıştan tetiklensin CHP’yi itibarsızlaştırıp kitlelerin gözünde yok etmek öncelikli hedeftir..

   Sayın Kılıçdaroğlu’nu yazdığım mecralarda zaman zaman çok eleştirdim. Çünkü o yıllarda, ya da günlerde, FETO kamuflajlı  kendilerini “liberal sol” olarak tanımlayanların parti söylemlerinde öne çıkması önemli sorundu. Siyasi gelişmeler, yeni siyasi olgular bu tür politikaların ipliğini pazara çıkarttığı gibi, “kullanılmaya elverişli aptallar” olduklarını da kendileri itiraf ettiler. Partinin Bekaroğlu gibi insanları öne çıkarması, ittifak politikalarının iktidar umudunu geliştirmesi nedeniyle artık anlamsızdır. Kılıcdaroğlu’nun aklı selim sakin, iddiasız tavrı, günümüzde iktidar alternatifi olarak millet ittifakının sigortasıdır. Bunu göremiyenlerin siyasi tahlilleri eksiktir.

   Tek başına iktidar ancak örgütlü mücadelenin eseriyle olur. Başka da bir yolu yoktur.

   Not; geçmiş yılların CHP örgütlerine ait eylemlerin bilgisinin bir kısmını rahmetli Nahit Duru’nun bir makalesinden aldım.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Bülent Ersoy: Çok yüklü bir bağışı kaybettiler

Vasiyetinde kürklerini Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne (ÇYDD) bıraktığını açıklayan Bülent Ersoy’a dernek açıklama yaparak kürk bağışını kabul edemeyeceklerini belirtmişti. Önceki gün...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Koronavirüsle gelen hareketsiz yaşam kireçlenme nedeni

İnsan bedeninin çok hareketsiz kalmaya uygun bir yapısı olmadığını söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yiğit Erdağ, koronavirüsle birlikte evlerde uzun süre hareketsiz kalmanın kireçlenme nedeni olduğunu söyledi. Op. Dr. Erdağ, “Yarım saatte bir eklemlerinizi hareket ettirin.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR