Yukarı
1

Sinan Kara

Bunlarla yola çıkılmaz!

19 Haziran, 2017

   Gazeteci ve Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a başlattığı “Adalet Yürüyüşü” kararlılıkla devam ediyor. 24 veya 25 günde bitirilmesi planlanan yürüyüşte görünen odur ki İstanbul’a gelindiğinde katılımın çok daha yüksek olacağı yönünde.

   Bir gazeteci olarak gazeteciler hapishanesine dönen ülkemizde, Adalet aranmasını doğru buluyor ve desteklediğimi buradan açıkça belirtmek istiyorum.

   Gelelim bu hayati yürüyüşün olumsuz taraflarına.

   En çok kafamı kurcalayan konu, yürüyüşün başlamasından bugüne CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın sırra kadem basması. Bazı iddialara göre, sokağa çıkmayı yanlış bulduğu için destek vermediği yönünde. Eğer bu iddia doğruysa, Baykal’ın bu tavrının yanlış olduğunu söylemek gerekir. Çünkü Ana Muhalefet liderliği yapmak, oturup parti içerisindeki koltuğu sağlama almak olmamalı. Sokaklar sadece seçimler geldiğinde çıkıp oy istenecek yer değil, hak aranacak başka mecra kalmamışsa, her türlü hukuki ve demokratik eylemlerin adresidir.

   Ki bu konuda Baykal’ın da yirmi yıl Genel Başkanlık koltuğunda oturup sokaklardan geri durduğu da ayrı bir gerçektir.

   Ancak ben bu tavrı, birazcıkta Kurultay’a bağlıyorum desem yeridir. Böylesine önemli bir günde Baykal’ın araziye uymasının bir nedeni de, Kılıçdaroğlu’nun Kurultay’dan güçlü çıkmasını engellemek için bir hamle olma ihtimalini de düşünmüyor değilim. Öyle ya, Referandum sırasında aslan kesilen birisi neden kuzuyu dönüşmüş olsun?

   Bekleyelim. Nasıl olsa CHP’de hiçbir şey saklı kalmaz. Yakında kokusu çıkar.

   Bir başka konuya gelelim.

   Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü’nde İzmir’in iyi bir sınav veremediği aşikâr. İlk gün gidip Ankara’da boy boy resimler çektirip sosyal medya üzerinden servis eden Belediye ve İlçe Başkanları, bırakın Kılıçdaroğlu’nun arkasından İstanbul’a yürümeyi, aynı gün içerisinde soluğu İzmir’de aldılar. Bu göstermelik hareketlerin, tabanda birçok kişinin tepkisine yol açtığını söylemekte fayda var. Bu arada hakkını verelim, Konak İlçe Başkanı Şakir Başak bunların dışında.

   CHP’nin İzmir İl Başkanı ise resmen bir facia. Organizasyon ve öngörüden uzak, adı etkinlik olan cılız grupçuklar ile “Miting” yaptığını sanıyor. Eğer cesur, donanımlı ve kararlı bir İl Başkanı olmuş olsaydı, 1 milyon 300 bin oy alınan bir yerden en az 100 bin kişiyi Kılıçdaroğlu’nun arkasına takardı. Maalesef İzmir’de korkunç bir tembellik ve bu tembelliğin getirdiği boş vermişlik var. Özetle, örgüt başkanı uyuyor örgüt başkanına uyuyor.

   Tabi bir de Kocaoğlu vakası var.

   Bazı gazeteciler gibi, “kredi notu derecelendirmesinde rekor kırdı, büyük Başkan İzmir’i uçurdu” gibi yağ kokan gerçek dışı söylemlerden hep imtina ettim. Ortada bir rekor varsa, Kocaoğlu’nun hiçbir şey yapmadan üçüncü kez o koltukta olmasıdır. Kendisini o koltuğa oturtan CHP’nin altını oyması da cabası…

   Son olarak Adalet yolunda hayatını kaybeden CHP’li Hasan Tatlı’ya Allah’tan rahmet, CHP ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum.

   Şimdilik bu kadar…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Özpirinçci’den Kadın dizisi yazışması

Oyuncu Özge Özpirinçci başrolünde oynadığı Kadın adlı dizinin ilk bölümüyle ilgili annesiyle yaptığı bir yazışmayı sosyal medya hesabından paylaştı. Renkli kişiliği ve eğlenceli paylaşıml...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Kanser ilacını spor salonları stokladı

Türkiye'ye tek bir firmadan getirilen "tamoxifen" maddeli meme kanseri ilacı, erkeklerde meme sarkmasını önlediği için spor salonları tarafından stoklandı. Piyasadan toplanan "tamoxifen" maddeli ilaç mayıs ayından itibaren tükenmiş durumda. Kanser hastası olanlar ise eczanelerde bulamadığı ilacı daha pahalı bir fiyata karaborsadan satın alıyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR