Yukarı
1

Sinan Kara

Kişisel ihtiraslar yüzünden, CHP bölünüyor…

04 Ağustos, 2018

   CHP’de Kurultay sürecinin sancıları sürüyor. Parti içerisindeki Muhalifler 630 adet noter tasdikli imza topladıklarını, Genel Merkez ise sayı vermeden “imzalar yetersiz” demekle yetiniyor. Her iki tarafın açıklamaları da şimdilik açıklığa kavuşmuş değil. Ama gerçek olan bir şey varsa, toplanan imzaların üç aşağı beş yukarı 600 civarında olduğu. Peki, bu yeterli değil mi?

   Aslına bakarsanız yeter artar bile. Çünkü bu oran, parti içerisinde ciddi bir rahatsızlığın göstergesidir. Baştan Kılıçdaroğlu ile İnce’nin bir araya gelip yerel seçimleri birleşerek atlatmaları gerektiğini söylemiştim. Ancak gelinen süreç, maalesef bunun imkânsız olduğunu gösteriyor. O halde ne yapılmalı?

   Bundan sonra yapılması gereken, amasız fakatsız bir şekilde örgütü rahatlatmanın yolunu açmaktır. Bunun da yolu bir an önce kurultay yapmaktır. Yok efendim zamanı değilmiş, yok efendim yerel seçimleri atlatalım gibi gerekçelerin inanın artık faydası olmaz. Çünkü geldiğimiz nokta, partinin bölünmesine yol açmış durumda.

   Yani olay sen ben kavgasının çok çok ötesine geçmiştir. Yaşananlardan dolayı, yerel seçimlerde sandığa gitmeyerek partiyi cezalandırmak isteyenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu haklı tepkileri anlamak ve doğru değerlendirmek lâzım.

   Koltuklar değil partinin geleceği önemlidir. İhtirasları yüzünden partiyi bölmek hiç kimsenin hakkı ve haddi olmamalı. Şu an bir ayrışma yaşanıyor ve hala bunu anlayamayan öngörüsüzler var.

   Her iki taraf açısından da söylüyorum. Bir taraf parti içerisinde iktidar olacak diye diğer taraf dışlanırsa bu bölünmenin önü alınamaz. O nedenle çözüm, Kurultaya gitmek ve o Kurultaydan her iki tarafın uzlaşarak çıkmasıdır. Böyle bir durumda kazanan Kılıçdaroğlu veya İnce taraftarları değil CHP olacaktır. Eğer bu da olmuyorsa, iki tarafında feragat etmesiyle üçüncü bir seçenek ortaya konulmalıdır. Aksi halde bunun bedeli çok ağır olur.

   Bakınız burada en büyük iş şüphesizdir ki, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na düşüyor. Çevresini saran çıkarcı kişilerin etkisinde kalmadan ve daha fazla yara almadan partiyi bu çıkmazdan kurtarması gerekiyor. Bunu yapmak, bulunduğu makam açısından da sorumluluğunun bir gereğidir. Çünkü Liderlik, var olan sorunların üzerini örtmeyi değil, sorunlara çözüm bulmayı gerektirir. Bunu yapamıyor veya beceremiyorsanız; Lider olmamışsınız, olamamışsınız demektir…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle