Rıdvan Karakayalı olayı
03 Mart, 2010
Önceki gün İzmir’de yayın yapan bir internet sitesinden posta kutumuza bir mail düştü. Mailin konu başlığı ise aynen şu şekildeydi:
“İZMİR'DE CHP'Lİ BAŞKAN'IN VİDEOSU TÜYLER ÜRPERTİYOR”…
Gerçekten videoyu görmeden tüylerim ürperdi bile ve acaba içeriğini izlediğimde nasıl bir şeyle karşılaşacağımı merak ederek ofisimizde bulunan bütün arkadaşlarımızla birlikte başladık izlemeye.
Pardon dinlemeye…
Her ne kadar video denilse de çekimi yapan kişi veya kişiler, kameranın ön tarafını masanın altına doğru tutmuş öylece kayıt yapıyordu.
Belli ki gizli bir çekimdi bu. Belli ki casusluk, ajanlık ve ihanetin verdiği coşkuyla girişmişti böylesine bir işe…
İhanet dedim,
Lakin bize “CHP’li Başkan’ın tüyler ürperten videosu” diye sunulan ses kaydını sonuna kadar dinleyince işin içinde bir ihanet, bir nankörlük hatta bir komplo olduğu kanısı oluştu hepimizde.
Resmen bir “Tüy Ürpertme” savsatasıydı bu girişimin adı…
Nedenine gelince,
Servis edilen video haberinin sunumunda korkunç derecede kırpılma ve çarpıtmalar var. Resmen kasıt kokuyordu “haber” denilen "isim bulamadığım" bu şey…
Olayın özüne gelince,
Bilindiği üzere Belde Belediyeler kapatılmadan önce Ulucak Belediyesi de aktif haldeydi. Seçimlere doğru Belediyenin kapatılması gündemdeyken buranın Belediye Başkanı giderayak yandaşlarını Belediyeye doldurmuş ve kısa süre sonra da Belde Belediyeleri kapanınca burası da kapanmıştı. Burada çalışan işçiler ise kanun kapsamında Kemalpaşa Belediyesine bağlanmışlardı.
Kemalpaşa Belediye Başkanı Rıdvan Karakayalı kendisi hakkında ağza alınmayacak derecede iftiralar üreten ve küfürler sarf eden bazı işçilerle Ulucak’ta bir araya gelir.
Ve içlerinden bazılarını uyararak kısaca şu özeti dile getirir;
Benim hakkımda bir insana yakışmayacak biçimde iftira atanlar var, Eğer onlar birazcık yiğitlerse benim yüzüme konuşur. Arkamdan bana komünist diyorlar. Verdiğim ekmeğe ihanet ediyorlar. Bunu yapanları bulursam kafasını koparırım.Benim suçum sizin ekmeğinizi kazanmanızı sağlamak mı?
Kısacası olayın özeti bu.
Şimdi bende buradan üç beş kelimenin belini kırsam fena olmayacak.
Mesela,
Birileri kalksa bu AKP patentli medya organına ve işçi geçinen arkadaşlara bu ülkenin Başbakanı milleti, çiftçiyi açıkça tehdit ediyor derse,
Birileri kalkıp, bu ülkenin Başbakanı Basın mensuplarına onlarca dava açtı yetmedi gazetecilerin susturulması için gazete patronlarına açıktan tehdit yolladı derse,
Ve yine birileri, sizin görüşünüzdeki bazı Belediye Başkanlarınız Belediyeler içerisindeki sendikalaşmayı bile yasakladı, karşı çıkanların da gerçekten kafasını kopardı derse,
Ve sizin gibi düşünenlerin “gururu” Melih Gökçek’in Belediyeyi kendi görüşüne yakın olan kadrolarla doldurduğunu, solcu olan işçi ve memurların da gerçekten, ama gerçekten kafasını koparttığını söylese,
Acaba bunlara nasıl bir cevap verilirdi?
Nitekim bu arkadaşların kafası Allaha Şükür yerinde, kimse kafalarını da “siz AKP”lisiniz, ya da şu pertidensiniz diye koparmış falan da değil, yani herkes işinde ve gücünde.
Ee o zaman mesele nedir?
Mesele, yukarıda söylediğim gibi bir ihanet, bir nankörlük, hatta yediğin kaba pisleme durumudur.
Bazıları bu konuşmayı beğenmediği gibi, bir bardak suda fırtına koparmayı nimetten sayarak, vatandaşın tüylerini ürpertme uğraşına yeltenmiş durumda.
İnternet medyacılığı yapanlara sormak lazım, birileri sizin arkanızda size küfretse, ayakları yere basmayan iftiralar atsa sizin tepkiniz acaba ne olurdu?
Yoksa Çiçek mi verirdiniz!
Neyse,
İyi bilinir ki, bu Belediye Başkanı on binlerce yurttaşın oyunu alarak oraya gelmiştir. O "ihanetçinin" amiri ve ekmek vereni de o’dur. Çünkü o kendisine on binlerce rey vermiş insana hizmet taşıma, iş yapma sözü vermiştir. Bunu yapmaya da mecburdur.
İhanet eden, ekmeğini yediği kurumun başındakine iftiralar atanlar ise dedikodu üretmekten öteye, halkın ödediği vergilerle aldıkları maaşın hakkını vermeye mecburdur.
Hakkını vermeyen ise değil bir gün, bir dakika bile tutulmamalıdır.
Hakkını verene ise hiçbir zaman, hiç kimsenin de söyleyecek sözü yoktur…
Olay bundan ibarettir…
E-Posta : gazeteci@sinankara.com
Yorum Ekle
Yazarın diğer yazıları
- CHP’nin Cumhurbaşkanı adaylığı Özgür Özel’e kalabilir
- Buca’da Görkem Duman farkı
- AKP Selçuk’u unutsun..
- Kreşleri kapatmak ne demek?
- Tunç Soyer’in miadı dolmadı mı?
- Konu kendi Belediyeleri olunca; AKP’li vekiller dut yemiş bülbüle dönüyor
- Biraz sabır... Cemil Başkan güzel işler yapacak
- Cemil Tugay’ın formülü doğru
- Bu davranış ayakta alkışlanır
- Cemil Tugay başarılı mı, başarısız mı?
- Tüm Yazıları
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Cem Yılmaz da göç etti: 'Her şey çok güzel olacak'
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından başlayan tepkiler protestolara dönüşmüş, yapılan her paylaşım ayrı olay olmuştu. Sürecin bir an olsun durulmadığı gündemde X platformunda hesap...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanı uyardı: Solunum yolu enfeksiyonu sonrası kalp gribi riski
Üst solunum yolu enfeksiyonlarını atlatan kişilerde sessizce ilerleyen kalp gribi tehlikesi! Göğsünde ağrıyla hastaneye başvuran genç, kalp gribi teşhisiyle karşılaştı. Uzmanlar uyarıyor: Genç ölümlerin ardında bu hastalık olabilir. Boğaz ağrısı, halsizlik, nefes darlığı ve kırıklık gibi genel belirtilerle üst solunum yolu rahatsızlığı geçirenler, bir süre sonra kalp batması, göğüs ağrısı ve çarpıntı gibi belirtilerle hastanelere başvuruyor.
Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.